İnsanlar her zaman başkalarının yüzlerini okur.
Erkekler neden sakal takar? / fotoğraf depositphotos.com
Erkeklerde sakal, pratik nedenlerden dolayı değil, sosyal iletişim aracı olarak oluşmuş evrimsel bir özelliktir.
Psychology Today dergisindeki bir köşe yazısında PhD Sam Goldstein, her gün tıraş olmaktan yorulduğu için yüzünün lazerle epilasyonunu yaptırmaya karar veren bir adamın hikayesini anlatıyor. Bazılarının bunu “onur kaybı” olarak algıladığı için diğerlerinin tepkisi açıklayıcıydı. Bu duygusal tepki, sakalın erkeklik fikirlerine ne kadar derinden kök saldığını gösteriyor.
Primatlarla karşılaştırıldığında saçlarımızı kaybettik ve sadece vücudun belirli kısımlarında kaldık. Sakal, maksimum görünürlük bölgesinde büyümesi bakımından farklıdır. Bu, işlevinin asla tamamen pratik olmadığını gösteriyor.
Bilimsel açıdan bakıldığında sakal, evrimsel bir sinyal görevi görür. Araştırmalar, tarihsel bağlamlarda bunun erkekler arasında olgunluk, statü ve egemenlik ile ilişkilendirildiğini göstermektedir. Daha uzun ve daha dolgun bir sakal, kişiyi hem fiziksel hem de psikolojik olarak görsel olarak “büyütebilir” ve rekabet avantajı sağlayabilir. Ayrıca kadınlar için erkeğin sakalı, cinsel olgunluğun ve partnerin biyolojik uygunluğunun bir göstergesi olabilir.Biyolojik bir özellik oluşturulduktan sonra kültür onun anlamını şekillendirmeye başlar. Farklı çağlarda ve farklı toplumlarda sakal, gücü, kutsallığı, isyanı, zekayı, tehlikeyi veya tam tersi ihmali simgeliyordu. Bugün bile tıraş olmak uyum ve “temizlik” ile ilişkilendirilebilirken, sakal ise uyumsuzluk, olgunluk veya normlara karşı dirençle ilişkilendirilebilir. Aynı zamanda aynı saç bir kültürde kaba, diğerinde ise dağınık olarak algılanabilir.
Sakalların hayatta kalma üzerindeki etkisi uzun süredir sona ermiş olsa da, insanlar hâlâ sosyal yaratıklar olduğundan sakallar hâlâ önem taşıyor. Sürekli olarak başkalarının yüzlerini “okuyoruz” ve sakal bu algıyı değiştiriyor ve hem özellikleri yumuşatabiliyor hem de güç ve mesafe hissini artırabiliyor.
Önceki araştırmacıların yılın hangi zamanının yeni bir ilişkiye başlamak için daha uygun olduğunu bulduklarını hatırlayalım.
